HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Yazarlar

Kıvanç Er

32 yaşındayım. 8 yıldır HIV ile yaşıyorum.

Yeniden doğduğumu hissedecek kadar yaşadıklarımı seviyor, kırılmış hayallerimi her defasında birleştirebiliyorum.

Hayatımızda karşılaştığımız her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum.

Özel bir kurumda yöneticiyim. Kendimi beslemek için tiyatro ile ilgileniyorum. Sıradan bir hayatım var aslında.

Sevildiğimi bana hissettiren bir adamı seviyor, başarılı olduğum bir işte çalışıyor ve beni mutlu edebilecek şeyleri yapabilme fırsatını sağlayan bir yaşam sürdürüyorum.

İnsan başka ne bekler ki hayattan. Görüşmek üzere…

*          *          *

Sevgi Yılmaz

Yıllar önce… 11 Ocak 2005… günlerden Salı…

İstanbul’da insanı kesen buz gibi bir hava…

16 kilo vermiş, hastanede yatalak vaziyette yararken doktorum bana HIV pozitif olduğumu açıkladı! Odada, bedenimde buz gibi bir hava…

Ve yıllar sonra… Bugün…

AIDS evresinde tanı almış ve birkaç aya kalmadan sağlığını geri kazanmış biri olarak sağlıklı, mutlu ve aşık bir şekilde HIV ile yaşıyorum… Bundan sonrada ilaçlarımı aldığım sürece doğal yaşam süremi kaliteli yaşayacağımı biliyorum…

33 yaşında Sivil Toplum Kuruluşunda çalışan bir anneyim…

*          *          *

Deniz Türk

Merhaba,

Ben Deniz, 29 yaşındayım. Benim hikayem 2009 yılında 84 kilodan 61 kiloya kadar düşmüş bir halde AİDS safhasında tanı almamla başladı.

İlaç tedavime başlar başlamaz hızla sağlığıma kavuştum. Şuan Bilişim sektöründe kurumsal bir şirkette çalışmaktayım. Aldığım tedavi sayesinde sağlım normale döndü. İlaçlarımı düzenli alıp tedavimi olduğum sürece normal yaşam süremi kaliteli bir şekilde tamamlayacağımı bilen bir HIV pozitifim.

*          *          *

Mert Sönmez 

Merhaba,

Ben eski sevgilimin HIV pozitif olduğunu öğrendiğin günden bu yana yıllar geçti. Yıllar bana çok şey öğretti. Umarım hikayemi beğenerek okuyacaksınız…

*          *          *

Fatih Egelioğlu

Ben,

2011 Ağustos’da HIV ile tanışan bir balık,

Bazen 7, bazen de 70 yaşında hisseden bir insan,

Çok seven, oldukça sevilen bir arkadaş,

Olabildiğince yürümeyi, otobüse tercih eden bir yolcu,

Sonun bu kadar yaklaştığını hissederken, şimdilerde öteleyen bir kavgacı,

Denizin mavisi ile, ormanın yeşili arasında tercih yapamayan bir kararsız…

Beş ay sonra paranoyalarımdan kurtulmaya çalışıyorum, hala keşif aşamasındayım ve onlarca soruya yanıt buldum. Buldukçe iyi hissettiriyor. Hala sormaya devam ediyorum. Tabi bu arada, uzun zamandır Pozitif Yaşam Derneği, HIV ile yaşayan arkadaşlardan ve ailemden büyük destek gördüm. HIV ile tanıştığımda, hayatımda büyük değişiklikler gerçekleştirip, uzun yıllardır yaşadığım yeri ve işi geride bırakmıştım. Beş ay sonra yeniden, vazgeçtiğim hayatı kurar ve her geçen gün alışkanlıklarımı geri kazanmaya çalışır buldum kendimi. Pozitif Günlük’ün her satırlarını okumuşken, şimdi yazar oldum…

Arada bir burada buluşalım…

*          *          *

İnanç Özgür 

Dostum merhaba,

Hatırlar mısınız bundan kısa bir süre önce bu sitede yazmaya başladım. Size bir soru sormuştum. Ben sizinle tanışmak istiyorum, ya siz?

Birkaç haftadır yazdım hikayemi. Okudunuz beni, bazen hissettiniz, anladınız. Peki eğer şu anda hazırsanız başlayalım mı?

Ben İnanç ÖZGÜR. Ne yazık ki gerçek ismimi veremiyorum ve İnanç ÖZGÜR adıyla yaşayan biri varsa kendisinden özür diliyorum.

Bu adı neden seçtim?

Öncelikle birçoğumuzun yaşamak ve ölüm ile ilgili tanımın HIV/AIDS adına, “ÖLÜM” olarak aklımızda yer ettiği o geçersiz ezber ile tanımı aldım, sağlıksız bir yaşam süreceğimi de düşünerek. Aksi duruma inanmak elbette kolay olmadı. Bildikçe, öğrendikçe inandım aslında sizlerden farksız bir yaşam süreceğime ve tabii ki yine de zor olacaktı, bazen köşeye sıkışacaktım, zaman zaman kendimi yalnız hissetme ihtimalim yine de vardı. Ama sağlıksız olmak değil, güçsüz olmak değildi bu inanç. Ve her şeye rağmen, herkese rağmen derin bir nefes almak istedim herkes gibi ve bir “oh” çekmek istedim senin gibi. Yani kısaca kanatlarımı açıp uçmak istedim. Seninle beraber yaşarken, sen farkında olmasan bile ben sana dokunurken özgür olmak istedim. O yüzdendir İnanç ÖZGÜR oluşum.

11 yıl oldu pozitif bir tanıyla tanışalı. “Hala yaşıyorum” demek bana saçma geliyor aslında. Bilseydim; tedavimi aksatmaz, AIDS aşamasına gelmez, sağlık problemlerimden dolayı işimden istifa etmez, sevdiklerimi üzmez, yani yaşamayı ertelemezdim. Olsun. Sezen AKSU “Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir” der. Yani yaşamak ve tecrübe etmek. Tüm yaşananları kazanç ve güç anlamında kendi yaşamıma adapte ettiğimde görüyorum ki, “Kayıp” olarak tanımladığım o süreç aslında kazanımlarıyla beni biraz silkelemiş.

İzmirliyim, Mühendisim, ailem ve çok yakın dostlarım pozitif olduğumu biliyor. Mühendislik yapmıyorum ama emin ol harika bir iş yapıyorum.

“Ölü Ozanlar Derneği” filmini birçok kişinin izlediğini ve etkilendiğini görüyorum. Düşünceyi Özgür bırakan ve ezberleri değiştiren bir yaklaşımı karakterize eden İngilizce Öğretmeninin, öğrencilerine kitabın ilk sayfalarını yırttırması aklımda kalan en etkili sahnelerdendi. Tıpkı benim gibi ve HIV/AIDS konusunda olmasını dilediğim gibi. HIV/AIDS ile ilgili eski/yanlış bilgi ve yargılarımızı hep birlikte yırtıp atmayı teklif ediyorum.

Geçmişteki duygularımla değil bugün kendimi nasıl hissediyor ve yaşıyorum” a dair yazılarımla zaman zaman sizlerle birlikte olacağım. Çünkü “BUGÜN” gerçek anlamda çok DEĞERLİ..

İnanç ÖZGÜR


Yorumlar: "Yazarlar" (6)

  1. Anonim dedi:

    dostlar rüyam da bana öğretilen aids ilaçını denemek isteyen cesur yürek bulamayacakmıyım

    • Sevgili okuyucumuz,
      Sürekli olarak yazdığınız mesajınız üzerine bir cevap yazma ihtiyacı hissettim. Bugün bütün tıp dünyası bu hastalık ile ilgili çalışırken kimsenin hayatını, sağlığını sizin rüyanızda gördüğünüz “ilaçlar” ile bozmaya hakkınız yok. Bu konuda çeşitli iddialarınız varsa bir üniversiteye başvurun. Ama sizin gördüğünüz rüyalar vs. nin ben bir değeri ve faydası olduğunu düşünmüyorum.

  2. Anonim dedi:

    dinleseydiniz ne kaybederdiniz

  3. Anonim dedi:

    yaşayın…
    inadına yaşayın…
    bir gun daha bir gun daha…
    benden daha cok herkesten daha cok…
    ve yaşatın…
    sizden sonra gelenleri…
    gul kokmuyor hayat belki…
    ama ben oyle varsayıyorum…
    siz de oyle yapın…
    sevilin… ama;
    en çok da sevin…
    hata yapın…
    pişman olun…
    ama en çok da gülümseyin…
    ve yaşayın…
    inadına hayata…
    insanlara…

  4. aydın dedi:

    yaşayın…
    inadına yaşayın…
    bir gun daha bir gun daha…
    benden daha cok herkesten daha cok…
    ve yaşatın…
    sizden sonra gelenleri…
    gul kokmuyor hayat belki…
    ama ben oyle varsayıyorum…
    siz de oyle yapın…
    sevilin… ama;
    en çok da sevin…
    hata yapın…
    pişman olun…
    ama en çok da gülümseyin…
    ve yaşayın…
    inadına hayata…
    insanlara…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 78 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: