HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Başka bir HIV pozitif ile tanışmak…

Tanlı aldıktan sonra sağlığımı güçlendirmek için birkaç ay evde zaman geçirdim. İşte o dönem internette HIV Gruba üye oldum ve diğer HIV pozitiflerle yazışmaya başladım…

Nasıl iyi geldi anlatamam. Dünyada ‘tek’ olduğunuzu, başkasının sizi anla(ya)mayacağını sanıyorsunuz. Yeni hayatımda; yeni arkadaşlarım, dert ortaklarım, sırdaşlarım olmuştu.

En çok da grubun kurucusu ve yöneticisi Elif ile yazışıyordum. Çok ince bir espri anlayışı ve kıvrak bir zekâsı vardı. HIV ile yaşama becerilerimi ilk onunla öğrenmeye başladım. Örneğin; bulantı ve kusmalarımla nasıl baş edebileceğimi, ilaçlarımı greyfurt suyu ile içmemem gerektiğini ondan öğrendim. Sağlığımı hızla geri kazanacağım konusunda sık sık teminat vererek beni rahatlatıyordu…

Elif’in çok uzun yıllar birlikte olduğu HIV negatif bir eşi vardı. Elif’e olan hislerini “AŞK” ile tanımlamak inanın bana hafif kalır. O kadar insanüstü bir duyguyla bağlılar ki birbirlerine. (bu satırları okuyan herkes ‘Maşallah’ desin lütfen :) ) Birçok zorlukları birlikte atlatmışlar, birbirlerine omuz, destek olmuşlar. Her ikisini de neredeyse 7 yıldır tanıyorum. Birbirlerine bakarken o gözlerindeki ışık hala canlı ve parlak. (Tekrar ‘maşallah!’)

Bir süre yazıştıktan sonra (ben tanı aldıktan yaklaşık 3,5 ay kadar sonra)  Elif ile buluşmaya karar verdik. Benim gibi HIV ile yaşayan bir kadınla tanışacaktım. O gün çok heyecanlıydım. Ben yine, hastaneden taburcu olduğumdan beri üzerimden çıkarmadığım kot pantolonumu ve mavi kazağımı giymiştim. (Mavi Kazağım: http://pozitifgunluk.com/2011/04/26/mavi-kazagim-2/ )

Taksim’de Burger King’in önünde buluştuk. Onu ilk gördüğüm an(!) etrafta bulunan kalabalık, insanlar hızla silinerek yok oldu sanki. Sadece o ve ben vardık. Elif’ten gözlerimi ayıramıyordum. Her hareketini, her mimiğini çok büyük bir titizlikle inceliyor, hafızama kazıyordum. O kadar doğaldı ki…

Adı gibi ince ve uzun bir kadındı. Kendine has renkleri, giyimi – ki herkese yakışmayacak tarzı tam da onu ifade ediyordu – ile çok farklı, şirin, güçlü, mesafeli ve bir o kadar da samimi duruyordu.

Elif, o zaman 4 yıldır HIV ile yaşıyordu. Her anlattığını dikkatle dinliyordum.  Onu incelerken, içimden “4 yıldır haa! Tam 4 yıldır HIV ile yaşıyor” diye geçiriyor ve hayrete kapılıyordum.

Ben bu iç seslerim arasındayken bir anda düşüncelerim dilimden aktı gitti:

-          Bir insan 4 yıl nasıl HIV ile yaşayabilir ki?
-          Ooohhhoooo! Geçiyor valla yıllar, anlamıyorsun bile.
-          Ben tanı alalı şu kadar gün, bu kadar ay oldu diye sayıyorum.
-          Bir süre sonra günleri saymayı bırakacaksın. Yıllar skor tahtasındaki rakamlar gibi tık tık atacak…
 

Elif ile çok gülüyor ve birbirimize şaşırıyorduk. Ben onun yıllardır HIV ile yaşamasına, o da benim HIV tanısı aldığımda karalar bağlaMAma, salya sümük sürünmeyişime, durumu nasıl bu kadar soğukkanlı karşılayabildiğime şaşırıyordu. Gözlüklerinin üzerinden üzerinden bakarak “kıss gerçekten hiç mi ağlamadın?” diye soruyordu :)

Daha evvelsi gün (11 Ocak 2012), yani HIV tanısı almamın 7. yıl dönümünde, tüm bunları konuştuk. O bile mavi kazağımı unutmamış :)

Skor tahtasındaki rakamlar benim içinde hiç acele etmeden ama bir o kadar da hızla değişti. Elif ile tanıştıktan ve iyice sağlığımı kazandıktan sonra ben de başka HIV pozitifler ile tanışmaya başladım. Ben de başkalarının ilk ‘Elif’i oldum/yorum. Deneyimlerimi, öğrendiklerimi paylaşıyorum. 

Onlar da beni inceliyor ve gözlerini ayıramıyorlar. Ne yaşadıklarını, ne hissettiklerini benden/bizden başka kim daha iyi anlayabilir ki?

Sevgi Yılmaz

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

Please log in to WordPress.com to post a comment to your blog.

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.